TTB Üzerine Bir Değerlendirme
4 Aralık 2010

Kurban Bayramı öncesinde Mimesis’de yayınlanan yazımda, Türkiye’de hak ve özgürlükler temelinde örgütlü tiyatroyu var etmek için yeterli aktif öznenin ortaya çıkamadığını vurgulamış ve bu alanda genç kuşak tiyatrocuların üzerine düşen sorumluluğun / yükün belki de gereğinden fazla arttığından söz etmiştim.

Bu konuya belli bir açıklık getirmek için geçen sezon örgütlü tiyatro süreci bağlamında tecrübe ettiğimiz Türkiye Tiyatrolar Birliği (TTB) deneyimden söz etmek istiyorum. Çünkü TTB hakkında tarihe düşülmesi gereken notlar oldukça eksik. Tek başına açıklayıcı olmaktan ve saydamlıktan uzak, hatta yer yer yanıltıcı etkiler de üretebilecek bildiri-belgelere bel bağlamak yanlış olacaktır. Kaldı ki birkaç yıl önce TTB’yi inşa etmek için yola çıkan topluluklardan geriye kalanların arşiv oluşturmamak gibi bir alışkanlıkları olduğunu, hatta bu tarihi belgesel ciddiyetten uzak tuttuklarını fark etmiş ve internet ortamına saçılmış bazı belgeleri toparlayıp açtığımız TTB arşiv bloguna koymak için özel olarak uğraşmıştım.